Radisson Blue Kayseri 2.3 Gün

İkinci gün Radisson Blue Kayseri Restaurant da kahvaltı ile başladı. Kahvaltının en önemli konusu bu gün Otel şefi ile yapacağımız Radisson Blu Kayseri Mutağı Etkinliği idi. Bu etkinlikte neler mi yapacağız tabi ki Kayseri Mantısı, özellikle merak ettiğim Nevzine Tatlısı ve Yağlama idi;)
Saban Otelimizin zengin kahvaltı menüsü ile kahvaltı yaptıktan sonra, hijyen kurallarına göre bizim için ayrılmış bir bölüm de kıyafetlerimizi giyinip Executive Chef Emre Öztop ve ekibi ile birlikte ilk önce kayseri mantısı ile kolları sıvadık inşallah sizlere daha sonra tek tek bu tarifleri ve çektiğimiz videoları paylaşmaya çalışacağım.

İlk olarak Kayseri mantısının hamurunun nasıl yapılıp açıldığını, ardından iç malzemesinin hazırlanışını ve iki model halinde nasıl kapatıldığını gördük. Tabi artık onlar o kadar profosyenel olmuşlar bizim evde uzun kapatma işlemimizi o kadar hızla yapıyorlar ki şaşırmamak elde değil.

Ardından şefimizin de Kayseri li hanımlardan edindiği bilgiler ışığında Nevzine Tatlısını yaptık.

Nevzine Tatlısı fırına giderken bizde bu sefer Kayseri mutfağının nefis lezzetlerinden Yağlama için kolları sıvadık:)

Bu harika lezzetlerin tariflerini alıp fotoğraflayıp bir taraftan da video çekme çabaları arasında Executive Chef Emre Öztop’un bizlere sürprizi ile ağzımız tatlandı. İşini aşkla yapan insanları seviyorum Otellerde tabi ki her bölümde ayrı ayrı emek ve hizmet var ama bana göre bir otelin kalbi mutfak ve orada çalışanların iki katı daha fazla emek verdiklerini düşünüyorum. Küçük bir lezzet molasından sonra Nevzine Tatlısını şefimize emanet edip ertesi gün görüşmek üzere yola çıktık:)

Bu sefer istikametimiz İç Anadolu bölgesinin görkemli dağı olan Erciyes Dağı.

Adını Roma İmparatorluğu zamanında eski yunanca ‘Argaeos’ kelimesinden alan Erciyes Dağı Kayseri’nin 20 km güneyinde bulunan ve bir rivayete göre 50 milyon yıldan beri bölgeyi etkisi altına alan Türkiye’nin en güzel ve görkemli dağlarından birisi. 3.197 m. Yüksekliği, bulutları delen zirvesi, tepesinden eksik olmayan karı ve insana ilahi duygular veren azametiyle, Kayseri’nin kalbi gibi. Kayseri’nin MÖ 4000’lere uzanan tarihi içerisinde hüküm süren Hitit, Frig, Pers, Kapadokya, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluklarının tamamında Erciyes şehrin ve bölgenin sembolü olmuş durumda. Hatta arkaik dönemde Anadolu’daki Olimpos olarak tabiat üstü hüviyetiyle şöhret bulan dağın halk açısından önemi Roma döneminde basılan paralara dahi yansımış. Sönmüş bir ‘küme volkan’ olan dağdaki volkanik patlamalar 30 milyon yıl önce başlamış, Erciyes’ten çıkan küller patlamanın şiddetiyle kilometrelerce uzaklara taşınarak, Hasan Dağı ile birlikte, Kapadokya bölgesindeki jeolojik yapıyı ve peri bacalarını oluşturmuş. Yüksek kısımları her mevsim karla kaplı olan Erciyes’in kuzeyinde bir kilometre uzunluğunda dağ buzulu var. Ayrıca dağın zirve kısmında bulunan, Bizans rahiplerinin inzivaya çekildiği mağaralar ve tapınaklar kötü hava şartlarında hala dağcılar için sığınak olmakta. Uzun yıllardır kayak tutkunlarının vazgeçilmezi olan Dağ, son dönemde Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin Erciyes’i dünyanın en büyük kayak ve kış turizm merkezlerinden birisi yapmak için ortaya koyduğu ‘Erciyes Master Projesi’ ile ülke gündemine yeniden oturmuş.
Kış ve yaz döneminde bir dağ turistinin ihtiyacı olacak bütün altyapısı hazırlanmış Erciyes’te zengin hizmet ve ürün seçenekleriyle doyumsuz tatiller yaşayacaksınız. Kapadokya-Kayseri-Erciyes üçgeninin sunacağı tarihi, kültürel, sosyal, sanatsal, sportif ve tabii zenginlikler sizde hayatınız boyunca unutamayacağınız hatıralar bırakacak.
Hacılar Kapı, Hisarcık Kapı ve Tekir olmak üzere üç farklı giriş noktasından kayak merkezine giriş yapabilecek ve dağın farklı bölgelerinde heyecanları tadabileceksiniz. Bu giriş noktalarında Kayak için gerekli olan ekipmanları kiralayabilecek, ücretsiz otoparka aracınızı park edip kafe ve restoranlarda sıcacık bir dağ çayıyla keyif çıkaracaksınız. Ayrıca sizin için ücretsiz hizmet veren piknik alanlarımızda mangalınızı yakabilecek ve dağın geleneksel lezzeti Kayseri sucuğunun keyfini kar manzarası eşliğinde yaşayacaksınız.

Uluslararası standartlarda son teknolojiyle donatılmış Gondol ve mekanik tesisler sizi Erciyes üzerinde çok farklı mekânlara ve dünyalara taşıyacak.2012 sezonunda toplam 11 adet ve 18.000 metre uzunluğunda hizmet verecek olan mekanik sistem sayısı Master Planının tamamlandığı 2014 yılında toplam 20 adete ve yaklaşık 35.000 metre uzunluğu ulaşacak.
Saatte 36.000 kişi taşıma kapasitesiyle hizmet verecek mekanik tesislerimizle Erciyes üzerindeki bir çok noktadan emsalsiz bir manzara seyretme imkanı bulurken sadece Erciyes’te yetişen pek çok çiçek ve bitki türünü de keşfetmiş olacaksınız. Hacılar Kapı girişindeki ‘gondol’ taşıma sistemimizle kapalı mekânda ailenizle birlikte konforlu bir yolculuk yapacak, dilerseniz Lifos istasyondaki sosyal tesiste yemeğinizi yiyecek veya içinizi ısıtacak içeceklerle dinleneceksiniz. Şehir hayatından uzak, muhteşem havası ve suyuyla ailenizle birlikte güzel bir gün geçirmek için de Erciyes size bir sığınak olacak.
Master Plan bittiğinde toplam uzunluğu 160 km’ye ulaşacak profesyonelce konumlandırılmış Erciyes’in birbiriyle bağlantılı pistleri size durmaksızın uzun süre kaymanın dayanılmaz heyecanını yaşatacak.2012 sezonunda yaklaşık 45 km ile hizmet verecek Uluslararası Kayak Federasyonu FIS kurallarına ve standartlara uygun farklı zorluk derecelerindeki pistlerde adrenalin dozu yüksek noktalara ulaşacak. Kar ezme makineleriyle günlük olarak ezilen ve düzenlenen pistler içerisinde kayak sporuna hem yeni başlayanlar, hem de profesyonel kayakçılar kendileri için muhakkak en zevklisini bulacaklar.
Erciyes Turizm Merkezinde kar yağışının yeterli olamayacağı durumlar için de tedbirler alınmış bulunmakta. Kayak zevkini en az bir ay daha uzatabilmek için devreye konulan Suni Karlama Sistemleri ile kar üretimi her zaman mümkün olacak.
Erciyes Dağı sadece kış mevsiminde değil baharların muhteşem havasında ve yazın da sizlerin en keyifli tatil anlarınızı geçireceğiniz bir merkez olacak. Kışın sunacağı alp disiplini, kuzey disiplini, snowboard, snowkiting, kızak, biathlon, snow-tubing, kar yürüyüşü, kar raftingi, dağ tırmanışı gibi aktivitelerin yanında yazın dağ turizmine yönelik olarak da trekking, tırmanma, dağ bisikleti, yamaç paraşütü, paragliding, at binme, toboggan (yaz kızağı),uçurtma sörfü gibi çok çeşitli imkanları ile sizlere heyecanın ve keyfin bir arada yaşanacağı bir ortam oluşturacak. Profesyonel dağcılar için yapılacak zirve tırmanışları da sporcularının en yüksek tatmin noktasını oluşturacak. Erciyes’in meşhur havası ve suyu da ziyaretçiler için tabii bir sağlık dopingi etkisi yapacak.

Bizde Erciyes’in mükemmel havasından sonra o kadar acıktık ki kendimizi Taş Mekan da sucuk ekmek yerken bulduk:)

Sakın gezeceğimiz yerler bitti sanmayın mis gibi lezzetlerle karnımızı doyurduktan sonra bu sefer istikamet Sultan Sazlığı:)

Toplam genişliği 17.200 hektar olan alan, Kayseri’ye 70 km. uzaklıkta olan Sultansazlığı’na 1988 yılında, Türkiye’nin en geniş sulak alanlarından biri olduğu; çok sayıda endemik sucul ortam bitkisi bulundurduğu ve çok sayıda kuş türü için de son derece uygun üreme ve barınma ortamı sağladığı gözönünde bulundurularak 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’na göre tabiatı koruma alanı statüsü kazandırılmış. Ancak, alan, aynı zamanda, 1993 yılında Birinci Derecede Tabii Sit Alanı yapısına kavuşturulmuş ve alanın, 1994 yılında da Ramsar Sözleşmesi kapsamında yönetilmesi kararı alınmış. Sultansazlığı İç Anadolu bölgesinde, Erciyes Dağının güneybatısındaki Develi Ovasının en alçak bölümünde yer alan su birikintisi. Mevsimlere göre sazlığın alanı sekiz ile on üç bin hektar arasında değişir. Büyük kısmı sazlarla kaplıdı, yer yer kamış, kafa otu ve kındına bulunur. Açık alanlarda ise nilüfer ve süsen görülür.
Kapalı bir havza olan Sultansazlığı’ndaki göller Erciyes Dağından ve Orta Toroslardan kaynaklanan derelerle beslenir. Sultansazlığı’nı meydana getiren göllerden olan Çöl Gölünün suyu tuzludur. Derinliği 10-30 cm arasında değişir. Civarında bitki bulunmaz. Yazın kurur ve göl zemininde bir tuz tabakası meydana gelir.
Türkiye’nin sahip olduğu en önemli kuş cennetlerinden biri olan Sultansazlığı’nda 251 değişik türde ve ülkemizde az bulunan kuş çeşidi yaşamakta. Bunların içinde angıt, flamingo ve ördek sayı bakımından ilk sıraları alır. Bunlardan başka, pelikan, karabatak, dikkuyruk, kılıçgaza, turna, kara sumnı, balıkçıl ve çok çeşitli kuşlar parkı zenginleştirir. Bunlardan 80 tür burada kuluçkaya yatar. Gitteceğiniz mevsime göre bu kuşları görmeniz mümkün tabi sabırlı olup dürbün ile beklemeniz kaydıyla. Bizde sandal ile bu sazlığın seyrine doyulmaz manzarası, kuş sesleri arasında ömrüm boyunca unutamayacağım bir gezinti yaptık.

Sultansazlığın dan ayrıldıktan sonra Kayseri merkezde gezintiye çıktık. Tarihi Kazancılar çarşısını, yine kale etrafında yoğunlaşan meşhur Kayseri pastırma ve sucuğunu satan dükkanları ziyaret edip alış veriş yaptık. Zaten kayseriye gelipte sucuk pastırma almamak olur mu? Sonraki gezimiz Kayseri Kapalı çarşı Osmanlı’dan kalan kapalı çarşıların İstanbul’dan sonra ikinci en büyük çarşısı. 1990’lı yıllarda tamamen kemerli olan örtüsü açılarak aslına uygun tarzda onarılmıştır.1800’den fazla iş yeri bulunan Kapalı Çarşı’da tarihi dükkanlardan alışverişinizi yapabilir ve babadan oğula devreden kadim esnaf kültürünü yaşayabilirsiniz.

Kayseri turundan sonra Kayseri’ye özgü tatlardan olan Fırın Ağzı denilen et yemeğini tatmak üzere Esnaf Lokantasına gittik. Küçücük bir dükkanda özel güveçlerde pişirilen yok böyle bir lezzet diyeceğiniz bir et yemeği. Kayseri’ye gittiğiniz zaman mutlaka yemeniz gereken lezzetlerden bir tane daha:) Yine harika bir gün tarihi mekanlar, nefis lezzetlerin tadına baktıktan sonra otelimizde dinlenme saat yarın erkenden ayrılacak arkadaşlarımız var.
Harika bir uyku sonrası sabah kahvaltı, ardından bir gün öncesi şefimize emanet ettiğimiz Nevzine Tatlısının tadına baktıktan sonra ki ellerimize sağlık çok lezzetli yapmışız:) Kalan son saatlerimizi de Kayseri Merkezde alış veriş ile geçirmeyi tercih ettik. Sonrasında öğle yemeği ve üzülerek otelden ayrılmak üzere hazırlanma vakti:(

Bu keyif dolu Radisson Blue Kayseri gezimiz de bizi ilk günden son güne kadar güler yüzleri ve mükemmel hizmet ile kendimizi evimizde hissettiren Genel Müdür Fercan Başkan ve personeline ayrıca otelde bizlere birbirinden lezzetli tarifler öğreten Executive Chef Emre Öztop’a sonsuz teşekkürlerimle…

Benzer Yazılar

Burgazada Çardak Balık Restaurant

Burgazada Çardak Balık Restaurant Türkiye de balık yemek yalnızca hafta sonları ve akşam yemeğin de yenilir gibi bir alışkanlık olsa da biz Burgazada Çardak Balıkçısı Bostancı şubesinde öğle yemeği için Oya Emerk ve Gülhan Kara ile buluştuk. Sıcak samimi bir ortamda...

Zeferan Restaurant

Zeferan Restaurant 7 Şubat 2017 tarihinde kapılarını açan Zeferan Restaurant, Ajwa Hotel Sultanahmet in sekizinci katında, Tarihi Yarımada’yı ve Prens Adaları’nın tamamını Yeşilköy sahiline kadar gören muhteşem deniz manzarası ile haftanın yedi günü 07.00 ile 24.00...

Seraf Restaurant

Seraf Restaurant Geçtiğimiz günlerde Seraf Restaurant Genel Müdür'ü Sinem Özler Kırancgeçen ile hem Seraf Restaurant hakkında sohbet ederek hem Anadolu mutfağından hemde Osmanlı mutfağından hazırlanmış olan lezzetleri tadarak harika bir gün geçirdik. Mekan Mahmut Bey...